Özgürlüğün, yaşamın, mücadelenin simgesi 21 Mart Nevruzu/ Newrozu zorlu bir süreçte karşılıyoruz. Kısa bir süre sonra yerel yöneticileri seçmek için sandık başına gidilecek. Partilerin sürdürdükleri kampanyalar ve tartışmalar yaşamakta olduğumuz zorlukları gösteriyor.

Siyasal, ekonomik sorunlar yumağının çözümüne ilişkin umutların azaldığı bu süreçte, uluslararası bir dizi gelişmeler insanlarımızda ümitsizliği derinleştiriyor.

En son gecen hafta Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde 2 camiye silahlı saldırıyla 50 Müslümanın katledilmesin derin acısı insanım diyen herkesi endişelendirdi. Bu katliam dünyayı saran kötülüklerin, farklı olanları düşmanlaştıran, ötekileştiren, milliyetçi, ırkçı söylem ve politikaları insanlığı nasıl karanlığa gömdüğünü gösterdi. Hep birlikte bunun utancını ve acısını yaşıyoruz.

Ülkemizin birçok cezaevinden insanlar açlık grevinde. Gecen hafta sonu bunlardan Zülküf Gezen yaşamına son verdi. Büyük bir sessizlik içinde sanki yeni ölümler bekleniyor gibi. Yaşam hakkının kutsallığı çoktandır unutuldu. Bu utancın “herkesi yaktığı bir karanlık” içindeyiz.

Yüzümüzü insanlığa döndüğümüzde, gönlümüzü barışa, adalete, iyiye, güzele, yeniye açtığımızda ve elele verdiğimizde aşamayacağımız hiçbir zorluk yoktur. Buradan çıkışın yolu, her şeye rağmen barış fikrini yeniden canlandırmak ve insanlığa sahip çıkmaktır.

2013 Newroz’unda yapılan başlangıcın ülkede nasıl bir barış rüzgârı estirdiğini hatırlayalım. Barışı canlandırarak, ülkemize daha fazla kötülük yapılmasının önüne geçebilir ve önceki hatalardan doğan tecrübeleri kullanarak farklı olanı dışlamaya son vermeyi başarabiliriz. Ölümleri durdurabiliriz. Barışa kapı aralayabiliriz.

Nevruz kutlu olsun! Newroz piroz be!

20 Mart 2019

Barış Vakfı Yönetim Kurulu