Barış Vakfı Yönetim Kurulu medya yöneticilerine ve 70’in üzerindeki köşe yazarlarına sürmekte olan açlık grevleriyle ilgili duyarlılık çağrısı yapan aşağıdaki mektubu gönderdi.

Sayın …….

Gazetesi Yazarı

Türkiye uzun bir süredir yerel seçim tartışmalarıyla meşgulken çok hayati bazı sorunlarımız çözüm bekliyor. Bunlardan biri de cezaevlerindeki açlık grevleri. Yüzlerce mahpus grevde ve ağır sağlık sorunlarıyla karşı karşıya. Bugüne kadar biri yurtdışında olmak üzere 9 kişi yaşamını yitirdi.

HDP Hakkâri Milletvekili Leyla Güven, açık grevini Abdullah Öcalan’ın aile bireyleriyle düzenli ve avukatlarıyla ihtiyaç duyması halinde görüşme yapma hakkının engellenmesine son verilmesi talebiyle başlatmıştı. Talep dikkate alınmadığı için bugün Leyla Güven ile birlikte yüzlerce tutuklunun yaşamı, ailelerinin, avukatlarının ve sağlık örgütlerinin açıklamalarına göre ciddi risk altında.

Açlık grevleri konusunda çok sayıda kurum, kuruluş ve kişi özel çaba gösteriyor. Ancak, beş aydan fazla süredir kamuda ciddi bir sessizlik hâkim. Açlık grevi yapanların, ailelerinin, avukatlarının çığlığı duyulmuyor.

Sessiz çoğunluğun da insanların yaşamlarının ciddi risk altında olmasına kayıtsız kalması ve hukukun herkese, her yerde ayrımsız uygulanması talebine sırt dönmesi bir anlamda toplum dinamizmini yok ediyor. Yaşam hakkına ve adaletsizliğe duyarsızlık, toplumun bir kesiminde ayrımcılık hissi uyandıran tutum, toplumu çürütebilecek davranışlardır. Açlık grevlerini sessizce izlemek insanlığı öldürüyor.

Bizlerin kaygısı açık grevi eylemlerinin muhtevasının, taleplerinin ve zamanlamasının doğruluğu yanlışlığı tartışmasından bağımsız olarak, bu sessizliğin sonucunda artan ölümlerin geleceğimize büyük gölge düşürmesidir.

Türkiye’nin içinde bulunduğu zor koşullarda, bu hassas konuda herkesin kendi bakışını sergilemesi, her türden çözüm önerisini sunması “korku tünelinden” çıkışı hızlandıracaktır.

Toplumlar sorunlarını konuşarak, tartışarak çözüme kavuştururlar; korkuya, kaygıya, öfkeye, tepkiye teslim olarak değil. Ölümlere, hak taleplerine karşı susmak insanlığa yakışmaz. İnsan, yaşamı savunarak var olabilir.

Barış Vakfı olarak, bu konunun toplumumuzun en büyük ihtiyacı olan barış açısından da hayati bir önem taşıdığı kanısındayız.

Hep birlikte açlık grevlerinin son bulması, yaşamın normalleşmesi için bir şeyler yapabilmek umuduyla, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

Saygılarımızla

Barış Vakfı Yönetim Kurulu

17. 04. 2019