Barış Vakfı yönetim kurulu, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 8 yıl sonra avukatlarıyla 2 Mayıs 2019 perşembe günü yaptığı görüşmesini ve yaptığı açıklamayı değerlendirmek üzere 20 Mayıs 2019 pazartesi günü istişare toplantısı yaptı. Toplantıya 14 akademisyen, yazar ve gazeteci katıldı.

Toplantının açılış konuşmasında Barış Vakfı Başkanı Hakan Tahmaz, Öcalan’ın avukatlarının 6 Mayıs 2019 Pazartesi günü kamuoyuna açıkladıkları mektubun önemli ve umut verici bir gelişme olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Tahmaz, Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğini, ne olursa olsun “barış” tarafında durulması gerektiğini vurguladı. Bu süreçte mektupta yer alan vurgulara ve “Bizim için onurlu bir barış ve demokratik siyaset çözümü esastır” cümlesinin altını çizerek mektubun öneminin açığa çıkarılmasının ve fark edilmesinin sağlanmasının önemine dikkat çekti. Bunun için STK’lara, partilere, meslek örgütlerine, akademi dünyasına, sendikalara, toplumun çeşitli kanaat önderlerine ve medyaya büyük sorumluluk düştüğünü belirti ve 2013-2015 çözüm süreci deneyimle hareket edilmesini istediklerini vurguladı.

Sürecin gelişmesinde Suriye’de yaşananların belirleyici olduğu ortada. Bu bakımdan Suriye’deki olumlu gelişmelere paralel Türkiye’de de farklı olumlu gelişmeler olma olasılığı yüksek. 2013 Newroz açıklamasına yapılan vurgu büyük bir şans olabilir .

Mektubun, İstanbul Belediye Büyükşehir Belediye Başkanı seçim tartışmalarının gölgesinde kalmamasını ve bu sebeple değersizleştirilmemeli. Toplantının amacının açıklamanın değerlendirilmesine paralel birlikte neler yapılabileceğini veya Barış Vakfı’na önerilerini dinlemek ve bir izleme heyeti oluşturmak istediklerini belirti.

Vakıf Yönetimi, istişare toplantısında, yapılan farklı siyasal analizlerden bağımsız olarak öne çıkan genel eğilimi ve bazı önerileri kısaca şöyle özetledi:

1-Mektubu, seçimleri maniple etmek isteğiyle sınırlı bir girişim olarak değerlendirmek eksik/yanlış olur. Suriye’de yaşan gelişmeler ve sıkışma durumu nedeniyle yeni bir arayış olarak değerlendirmek daha isabetli olur.

2-Gelişmelerin nereye doğru everileceği kestirebilmek çok mümkün değil. Bu bakımdan birkaç ay içinde önemli işaretler belirecek.

3- Türkiye’nin barışına hizmet edecek bir biçimde gelişmesi için ana muhalefet partisi başta olmak üzere bütün siyasileri STK’ları sürece katmaya ve diyalog zeminlerini geliştirmek/güçlendirmek gerekir.

4- Bu doğrultuda öncelikle CHP, Sadet Parti ile hızla görüş alışverişinde bulunmak gerekir. Daha etkili bir tutum almaları ve katkı sunmalarını istenmeli.

5-Açlık grevlerine ve başta Selahattin Demirtaş olmak üzere tutuklu Kürt siyasetçilerine karşı tutumun sürecin karakterini belirleyecek önemde olduğuna dikkat çekildi.

6-Olası yeni bir sürecin taşıyıcı aktörlerinin ve yönteminin eski gibi olamayacağını, çok yönlü, çok aktörlü ve yıllara yayılacak bir süreç öngörülmeli,

7- Benzer bir toplantının kısa sürede Ankara’da yapılması ve bunun için yeterli şartlar oluşmazsa çeşitli görüşmelerle bu sorun giderilmelidir.

8-23 Haziran 2019 İstanbul seçimlerinde hemen sonra benzer bir toplantı yapılması, bu toplantıda İzleme Heyeti önerisinin netleştirilmesini eğilim olarak ortaya çıktı.