Barış Vakfı 28 Eylül 2019 günü İzmir’de “Barış Açısını Savunmak ve STK’leri Güçlendirme/Geliştirme” toplantısını gerçekleştirdi. Toplam kırktan fazla STK temsilcisi , akademisyen ve aktivist katıldı. Vakfı İzmir’de gerçekleştirdiği ilk toplantı oldu. Proje kapsamında Van toplantısından sonraki ise ikinci toplantı.

Toplantını açılış konuşmasını yapan Barış Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Tahmaz’ özetle: insan haklarının ihlalinin yükseldiği bir dönemden geçildiğini ifade ederek, “Bu süreçte barış fikrini diri tutmak, siyasi iktidarı ve tarafları barış ve müzakerenin, barışın toplumsal zeminleri güçlendirmek ve STK’ları yeni çözüm sürecine hazırlamak istiyoruz. 2013-2015 çözüm sürecinde STK’larında yeteri kadar hazır olmadıklarını gördük. Cuma Çiçek’in Vakıfımıza hazırladığı STK raporu bir anlamda STK’ların muhasebesini yaptı. Ne yapıldı ne yapılamadı, neden yapılamadı ve ne yapılmalı sorularına yanıt vermeye çalışan bir rapor. Kendi alanında ilk rapor.

Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Barıştan uzaklaşıldı. 25 yıl sonra Kürt var ama haklarını kullanamazlar noktasındayız. “Barışı zor zamanlarda savunur isek sivil toplum örgütleri anlamlı olur. Kürt savaşı ülkenin dışına taştı. Suriye’deki gelişmelere göre Kürt sorunu bir yola girecek. Barış açısını savunarak sivil toplum örgütlerini yeni müzakere süreçlerine daha hazırlıklı ve donanımlı kılmak için bu toplantıyı düzenledik. Daha sonra Ankara’da ve Mersin’de benzer toplantı yapacağız.

Bu projenin bir amacı da Türkiye’de çatışma çözümü çalışan STK’ların ve akademisyen ve bireylerin katılımıyla birlikte Türkiye Barış Ağı oluşturmak. 2020 bunu gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Dedi.

Toplantının moderatörlüğünü Doktor Zeki Gül yaptı. Zeki Gül 2007 yılında kurulan Türkiye Barış Meclisi’nin açılış konuşmasını yapan Yaşar Kemal’ı kapanış konuşmasını yapan Mehmet Uzun, kurucularından Hrant Dink, Vedat Türkali, Orhan Doğan’ı saygıyla andı.

“Çatışma Çözümünde STK’lerin Çalışma Alanları” başlığı altında sunum yapan Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Esra Elmas, Türkiye’de uzun süren savaş, kısa süre çözüm süreci yaşandığını unutmadan tartışmak gerek. Çözüm sürecinde barış fikri kamusallaştı. Türkiye’de birçok ilk yaşandı. Kürt sorununu öğrendik. Yenide müzakere başladığında azımsanamayacak birikimiz var, sıfırdan başlamayacağız, avantajlarımız var.

Barışı konuşurken dil, üslup, anlatıma ve örnekleme önemlidir. Bu dil meselesi STK’ler için sandığımızdan önemli. Çok siyasi dille konuşuyoruz.

Esra Elmas uluslararası tecrübeye göre STK’lar üç ayrı başlık altında çalışma yapar. Önleme çalışması, uzlaşma, diploması çalışması ve barışın inşası çalışması.

Dr. Kıvılcım Turalı ise özetle “Barış Hakkının Ulusal ve Uluslararası Hukukta Yeri” adlı sunumunda, barış hakkı sadece çatışma halinde talep edilen bir hak değildir. Gündelik hayatımızla barışı ilişkilendiremiyoruz. Barış gündelik hayatımızda ihtiyaçtır.

Barış, devletler kadar kişilerin kendi içinde değiştirmesi gereken durumlardır. Duymaya tahammül edemediğimiz insanları dinlemeye başlamaktır barış. Barış hakkıyla diğer haklar arasında bir hiyerarşi yok. Bir iç içe geçmişten söz edilebilir. Barış hakkın diğer haklar için anayasal hak olması için mücadele edilmelidir.

“Barış Dili ve Yeni Çalışma Yöntemler” başlığı altında sunum yapan Fatma Ünsal Bostan 1325 sayılı BM güvenlik konseyi kararı gereği barış sürecine kadınların aktif katılımları gerek. Barış müzakerelerinde çok çeşitli yeni yöntemlere ve yeni aktörler ilgi alanımıza getirdi. Örneğin İrlanda da Kadın koalisyonu/partisi gibi. Farklı kesimlerin irtibata girdiği bir süreç oldu. Birçok şey öğrendik. Barış süreci içinde devamlı barışı seslendirmek gerekiyor. Bugün Barış Vakfı, Cumartesi Anneleri, Barış Anneleri gibi bir çok barış çalışan kurumuz var. Yeni sürece hazırlanıyoruz. Barış Türkiye’nin iç sorunu olmaktan çıkmış durumda. Uluslararası alanda da Türkiye’nin rahat edebilmesi için barışa ihtiyaç var. Bu süreçte inisiyatif sahibi sivil toplum kuruluşları yeni yöntemlerle ve Türkiye’ye özgün çok çeşitli yöntemleri uygulayarak başarılı olacak.

Toplantının sunumlarında sonraki tartışma ve katkılar bölümünde tüm katılımcılar söz aldı. Soru ve görüşleriyle toplantıyı zenginleştirdiler, dinamizm kattılar. Çok sayıda katılımcı toplantının kısa sürede tekrarlanmasını ve bir plan, çalışma programı çıkarılmasını talep etti.